Kocaeli Ülkü Ocakları Başkanı Selim Çakır İle Söyleşi

Kocaeli Ülkü Ocakları İl Başkanı Selim ÇAKIR ile Söyleşi        


Kocaeli Ülkü Ocakları

   Kocaeli Ülkü Ocakları İl Başkanı Selim ÇAKIR

Sayın Başkan öncelikle kendinizi tanıtır mısınız?

 

05.03.1976 Adıyaman Gölbaşı doğumluyum. Yüksek öğrenimimi Van 100. Yıl Üniversitesi�nde tamamladım, halen Anadolu Üniversitesi�nde okumaktayım. Özel bir kuruluşta çalışmaktayım. 12�13 yaşlarımdan itibaren Ülkü Ocaklarının içerisindeyim. Ülkü Ocakları içerisinde çeşitli kademelerde görev yaptım. 18 yaşımda Adıyaman Ülkü Ocakları İl Başkanlığı görevini yaptım. Üniversite okumak için gittiğim Van�ın Erciş ilçesinde üniversite sorumlusu, daha sonra da Ocak Başkanı olarak görev yaptım. Elazığ�da İl İkinci Başkanlığı görevinde bulundum. Ağustos 2006 tarihinden itibaren de, Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı Harun Öztürk�ün takdirleriyle Kocaeli Ülkü Ocakları İl Başkanlığı görevine atandım.

 

Kocaeli Ülkü Ocakları İl Başkanlığı'nın teşkilat yapısı, şube sayısı ve faaliyetleri hakkında kısaca bilgi verir misiniz?

 

Kocaeli Ülkü Ocakları il, 11 ilçe ve belde teşkilatlarından oluşmaktadır. Gebze, Körfez, Karamürsel, Derince, Kandıra, Gölcük�te faaliyet gösteren ilçe ocaklarından başka 4 Belde de Ocaklarımız faaliyet göstermektedir. Belde teşkilatı olmayan yerleşim merkezlerinde ise görev verdiğimiz kendisini yetiştirmiş arkadaşlarımız teşkilatın yapısını, ideallerini bulundukları çevrede anlatarak ülkücü gençler yetiştirme davasında bizlere yardımcı olmaktadırlar. Ocaklarımızda düzenli olarak seminer çalışmaları, eğitim amaçlı faaliyetler verilmekle beraber özel gün ve gecelerde çeşitli faaliyetler yapılmaktadır. Perşembe geceleri düzenli olarak şehitlerimize Kur�an okutulmakta ve onların mübarek hayatları genç arkadaşlarımıza anlatılmaktadır.

 

Cumhurbaşkanlığı seçimleri sürecini ve yaşanan gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Cumhurbaşkanlı seçim süreci maalesef ülkemizi büyük bir kaosun eşiğine getirmiştir. Bunda da en büyük pay seçim işini inatlaşmaya götüren AKP, CHP ve meclisteki diğer partilerdir. Demokrasi kavramını �her istediğimi yaparım, kimseye de hesap vermem� mantığıyla katleden AKP ve bunun karşısında da muhalefet yapamamanın sıkıntısı ile darbe çığırtkanlığı yapan, belden aşağı vurma muhalefeti güden CHP, bu seçim sürecini tam bir kaosa dönüştürmüştür. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en sıkıntılı Cumhurbaşkanlığı seçim sürecini iktidar ve muhalefetin el ele vermesiyle yaşamaktadır. Hâlbuki Bilge Liderimiz Devlet Bey�in söylediği şekilde bir erken seçim yapılsaydı bunların hiçbirinin yaşanmayacağı gün gibi aşikârdır. Bu konuda da Devlet Bey�in doğru tespitleri ve öngörülerinin gözden kaçırılmaması gerektiğini düşünmekteyim.

 

DTP�li bir heyetin Irak�a giderek Celal Talabani ile görüşmesini ardından sözde Kürt sorununun çözümü için destek aradıklarını belirten bir açıklama yapmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Bizce bu sürpriz bir gelişme değildir. Çünkü dört buçuk yıllık AKP Hükümetinin şımarık çocukları DTP ve bölücü gruplar olmuştur. Bölücülüğün önünü pervasızca açan AKP Hükümetinden destek alan bu gruplar hiç olmadığı kadar küstahlaşmış ve cesaret bulmuşlardır. Bunun doğal sonucu olarak devlete bile kafa tutacak kadar küstahlaşan bu grupların hamisi konumundaki Talabani�yi ziyaret etmeleri ve ondan medet ummaları gayet doğaldır. Burada doğal olmayan olay, Türkiye Cumhuriyeti�ni temsil noktasında ki hükümetin bu gelişmeler karısındaki tavırsızlığıdır. Aslına bakılırsa Türkiye�deki bölücülük sorununu, Kürt sorunu diye nitelendiren bir hükümetten de milli bir duruş beklemek biraz hayalcilik olmaktadır. Bu sorunun tek özümü milli bir hükümetin iş başına gelmesidir. Bu hükümetin ayak sesleri de duyulmaya başlanmış ve bütün hain grupların korkulu rüyası olmuştur.

 

Her yıl düzenlenen 1 Mayıs işçi Bayramında bazı gruplar provakatif eylem sergileyip istenmeyen görüntülerin ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Bu konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

 

Türkiye�de sık sık istismar edilen gayri milli bayramlar kutlanmaktadır. Bunların başında da bahsettiğiniz 1 Mayıs İşçi Bayramı gelmektedir. Her yıl 1 Mayıs�ı Bayram olmaktan çıkaran eziyete ve terörist eylemlere dönüştürme çabası içinde olan gruplar, bu yıl bu işi daha da abartarak devletin yasakladığı Taksim�de kutlamayı gerçekleştirmeye çalışmışlardır. Devlete kafa tutma eylemlerine dönüşen 1 Mayıs olaylarından en çok zarar gören de maalesef masum halkımız olmaktadır. Sözde ezilmiş halkların hakkını savunma iddiasıyla ortaya çıkan gruplar, halka eziyet etmekten başka hiçbir şey yapmamaktadırlar. Son olaylarda da çok açık bir şekilde ortaya çıkan bu tablo, bizce çok manidardır. Halkı savunma iddiasındaki bu grupların masum bir kamyon şoförünün kamyonuna el koymaları, ne kadar halkçı olduklarının bir ispatıdır.

 

Yaşanan son gelişmelerle birlikte AKP ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan�ın kendilerini sözde mağdur gösterme çabalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

AKP zihniyetini iktidara taşıyan zaten bu mağdur edebiyatı değil midir? Çok büyük bir oy kaybına uğrayan ve sandığa gömülme noktasına gelen AKP için son yaşanan olaylar bir can simidi olmuştur. Tekrar meydana çıkıp mağdur edebiyatı yapmak için sabırsızlanmaktadırlar. Milletimizin mazluma, düşküne yardım etme gibi yüce değerlerini sömürerek tekrar iktidar olmanın yolları aramaktadırlar. Fakat Milletimiz bu oyuna bir daha düşmeyecektir. Bunu da çok açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Bizce diğer bir konu AKP�nin beceriksizliklerini bu yolla kapatma gayretidir. AKP�nin bu tutumuna, medyanın yardımına, dış güçlerin her türlü desteğine rağmen AKP için iktidar bundan itibaren sadece bir hayaldir. Milletimiz gerçekleri görmüş ve tek kurtuluşun Milliyetçi Hareket�in iktidarında olduğunu anlamıştır.

 

Hükümetin yayımladığı raporlara göre gayr-ı safi milli gelir başta olmak üzere, ithalat, ihracat gibi ülkemiz için önemli değerler sürekli olarak rakamsal olarak artış göstermektedir? Ancak vatandaşın cebinde hala bir artış görülmemektedir. Acaba bu artış sadece belirli bir zümreye mi yansımaktadır? Bütün bunların ışığında Kocaeli�nden Türkiye ekonomisi nasıl gözükmektedir?

 

Hükümetin gördüğümüz kadarıyla yaptığı en ustaca iş rakamlarla oynamak olmuştur. Bir sihirbaz edasıyla Türkiye�yi düzlüğe çıkaracağına inanan iktidar, çarşı pazara çıkınca gerçeklerle karşı karşıya gelecektir. Televizyonlarda rakamları gördükçe hayrete düşmekte, Türkiye de yaşayıp yaşamadığımızdan şüphe etmekteyiz. Çünkü söylenen rakamlara göre hepimizin üst düzey bir hayat sürüyor olmamız gerekmektedir. Fakat nedense bizim hayatımızda olumlu hiçbir gelişme görememekteyiz. Biz Başbakana yalan söylüyor diyemeyiz. Zira Başbakanın çevresindeki zevata bakınca Başbakanın sözlerinin kısmen doğru olduğunu düşünebiliriz. Başbakanın çevresinde ki zevat servetine servet katmış, yaşam standardını oldukça yükseltmiştir. Başbakan da Türkiye�yi çevresindeki zevattan ibaret saydığı için bu hataya düşmüş olabilir. Fakat Türkiye�nin asıl sahibi olan bizlerin hayatında herhangi bir düzelme görülmemiş aksine alım gücümüz gün geçtikçe kötüye gitmiştir.

 

�3 Mayıs Milliyetçiler Günü� hakkındaki görüşlerinizi alabilir miyiz?

 

3 Mayıs Türkiye�de deyim yerindeyse Türkülüğün yeniden doğuşu ve sessiz çoğunluğun sesini duyurmaya başladığı bir tarihin yıldönümüdür. Türkülüğün ve Turancılığın yargılanmaya çalışıldığı bir dönem de millet gerekli cevabı vermiş ve başta Nihal Atsız olmak üzere bütün Türkçüleri bağrına basmıştır. Hiçbir organize yapılmadan binlerce gencin Atsız Hocayı tren garında karşılaması, ona tezahürat yapması ve sahip çıkması bunun en belirgin işaretidir. Fakat üzülerek şu tespiti de yapmamız lazım: Dün Türkçülere, Milliyetçilere yapılan bu baskı, günümüzde şekil değiştirerek  devam etmektedir. Bazıları �Ne Mutlu Türk�üm Diyene� dememizden rahatsız olmakta, bizim milli ve manevi değerlerimize hor bakmaya devam etmektedirler. Fakat ne olursa olsun Milliyetçiliğin ölmeyeceğini, içimizde ki Turan ateşinin sönmeyeceğini herkese haykırmak istiyoruz. Bu düşüncelerle bizler de Kocaeli Ülkü Ocakları olarak bir program hazırlamış ve halkımızı 3 Mayıs Milliyetçiler Bayramına davet etmiş bulunmaktayız. Geçen yıl yaptığımız programa katılımın üst düzeyde olması bizi mutlu etmiş ve gelecek için ümitlendirmiştir.

 

Son olarak Kocaeli�nden ülkücü gençliğe vermek istediğiniz mesajları alabilir miyiz?

 

Bizler Ülkü Ocakları mensubu olarak yüce bir davanın temsilcileriyiz. Bizim küçük düşünme, küçük hesaplar peşinde koşma gibi bir düşüncemiz yoktur, olmamalıdır. Bizim düşüncemiz, Lider ülke Türkiye�nin inşasında üzerimize düşen sorumluluğun bilincinde olmak ve bu uğurda yorulmadan, bıkmadan, usanmadan çalışmaktır. Bu noktada; bütün Ülküdaşlarımızın çağın gerekleri doğrultusunda kendilerini yetiştirme ve devlete sahip çıkma sorumluluğunu hatırlatmak isteriz. Şu da unutulmamalıdır ki Liderimiz Devlet Bahçeli Beyefendi�nin bize hedef gösterdiği �2023 Lider Ülke Türkiye� ülküsünü gerçekleştirme sorumluluğu bizim omuzlarımızdadır. Bu düşüncelerle bütün ülküdaşlarımızı selamlar, çalışmalarında başarılar dileriz.


------------------------------------------------------

Yorum Yaz